GRANADA’NIN DAĞLARA SAKLADIĞI SIR
Pınar YENER BALKAN
SACROMONTE
Eğer benim gibi müzik, dans, doğa ve tarih meraklısıysanız görmeden geçmemeniz gereken bir yer önereceğim size. İspanya’nın güneyinde bulunan Granada’nın en özel mahallesi olan Sacromonte, flamenkonun doğum yerlerinden biridir. Burayı bu kadar özel ve ilginç yapan şey ise mağara evleri ve parmaklarını takip edemediğiniz müthiş gitaristler eşliğinde flamenko dansı yapan yerli sanatçılardır.



Granada’ya ilk gidişim bir Ağustos ayına denk geldi. Gündüz adeta bir hayalet şehir gibi görünen, kapalı restoranların midenize muzipçe gülümsediği bir kent düşünün. Derken hava kararır ve işte hayat o zaman başlar. Sanki yüzlerce kişi bu anı beklemiş gibi sokaklar dolmaya, yeme içme yerlerinden çatal bıçak sesleri gelmeye başlar. Her sokakta flamenco yapan yerel sanatçıları görürsünüz. Ama benim asıl hedefim Elhamra Sarayı’nın karşısındaki dağda bulunan mağara evleri görmek ve hakiki flamenko müziğinin ve dansının tadını çıkarmaktı. Bu bana uzuuun bir yürüyüşe mal olsa da her adımına fazlasıyla değdi. Mahalleye adımımı atar atmaz beni karşılayan, rengarenk boyanmış mağara kapıları ve hayatımda gördüğüm en güzel ve içten gülüşe sahip insanlar tarafından büyülendim. Uzun ve bol manzaralı bir mahalle turundan sonra bir mağarada karar kıldım. Kireçle boyanmış, tavanının dört bir köşesinde farklı yönlere bakacak şekilde konumlandırılmış onlarca bakır tasın bulunduğu otantik bir mağara… Sonrasında ettiğim sohbetlerde öğrendim ki bu bakır taslar aslında doğal bir akis oluşturmak için kullanılıyormuş. Bana gösterilen yere oturup beklemeye başladım. Veee… Hayatımdaki en sihirli saatlere tanıklık ettim. Daha önce çokça flamenko dansı seyretmiş olan bu gözler, şimdi gördüklerini ruhunun en içinde hissetmeye başladı. Açıkçası gitaristlerin bir saniye durmayan parmaklarına mı, şarkıcının yürek delen sesine mi, yoksa muhteşem güzellikteki dansçının yerel kıyafetinin her adımıyla uçuşmasına mı odaklanayım şaşırdım.



Duvarların bile müziğinin olduğu bu mahalle aslında hem müslüman geçmişi hem Granada’nın fethinden sonra buraya yerleşen Roman toplulukları hem de Hristiyan geleneklerin kesiştiği bir yer olması açısından da ilginç. Üstelik tam karşısında heybetle uzanan Elhamra Sarayı, tarihin içinden günümüze fırlayan bir estetik şaheser.
Size önerim, gündüz tarihi yerleri ve müzeleri gezip akşam ise kendinizi Sacromonte’nin büyülü kollarına bırakmanız olacaktır.
Nerede?
İspanya’nın Granada şehrinin doğusunda, Valparaiso vadisinde
Nasıl Gidilir?
Granada’ya ulaştıktan sonra
- Yürümeyi sevenler Plaza Nueva’dan uzunca bir yokuşu tırmanarak ulaşabilir.
- Granada merkezden C34 numaralı minibüsle ulaşılabilir.
Ne yenir?
Granada tapasları, tortilla, pionono, churos


