Şaşmakam: Türkistan’ın Yaşayan Mûsikî Hafızası
Kutluhan Tozoğlu
Bir mûsikî geleneği kaç yıl yaşayabilir?
Bir beste yazıya geçirilmeden, yalnızca hocanın sesinden talebenin kulağına aktarılarak yüzlerce yıl yoluna devam edebilir mi?
Orta Asya’nın kadim şehirleri Buhara ve Semerkant, bu sorulara belki de en güzel cevaplardan birini veriyor: Şaşmakam.
“Şaşmakam” kelimesi, Farsça “altı makam” anlamına gelir. Buzruk, Rost, Navo, Dugoh, Segoh ve Iroq adlarını taşıyan altı büyük makamdan oluşur. Her makam kendi içinde çalgısal ve sözlü bölümlere ayrılır; böylece karşımıza birkaç parçadan ibaret değil, yüzlerce ezgi ve şarkıyı kapsayan büyük bir mûsikî sistemi çıkar.
Şaşmakam bugün özellikle Özbek ve Tacik klasik mûsikî geleneğinin ortak hazinelerinden biri kabul ediliyor. UNESCO da bu geleneğin Orta Asya şehirlerinde bin yılı aşkın bir tarihî süreç içerisinde geliştiğini, Buhara ve Semerkant’la güçlü bağlar taşıdığını belirtiyor. 2008 yılında Şaşmakam, Özbekistan ve Tacikistan adına İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne alındı.
Fakat bugün “Şaşmakam” dediğimiz altılı sistemin bugünkü biçimini özellikle 18. yüzyılda Buhara mûsikî çevresinde kazandığı kabul ediliyor. Ondan önce bölgede On İki Makam geleneği ve farklı mûsikî sistemleri bulunuyordu. Yüzyıllar boyunca biriken bu bilgi, sonunda altı büyük makam etrafında yeni ve kapsamlı bir yapıya dönüştü.
Bu noktada önceki yazılarımda sözünü ettiğim isimleri hatırlamamak mümkün değil.
Fârâbî sesin ve mûsikînin matematiğini araştırmıştı. İbn Sînâ ritim, ses ve insan arasındaki ilişki üzerinde durmuştu. Abdülkadir Merâgî makamları, usûlleri ve çalgıları büyük bir titizlikle yazıya geçirmişti. Ali Şîr Nevâî’nin yaşadığı Herat ise şiir ile mûsikînin yan yana geliştiği büyük bir kültür merkeziydi.
Şaşmakam bütün bu tarihî birikimin yaşayan başka bir kolu gibidir.
Çünkü burada mûsikî ile şiir birbirinden ayrılmaz.
Şaşmakam icrasında çalgılarla başlayan bölümleri insan sesi takip eder. Klasik şiir, makam ve usûl içinde yeniden hayat bulur. Tanbur, doira, yaylı sazlar ve nefesli çalgılar sese eşlik eder. Özellikle tanbur, geleneğin temel çalgılarından biridir.
Ama beni Şaşmakam konusunda en fazla etkileyen şey yalnızca makamların isimleri veya kullanılan sazlar değil.


Aktarım biçimi.
UNESCO’nun da özellikle vurguladığı gibi, Şaşmakam’ın bütün inceliklerini yalnızca nota üzerine yazmak mümkün değildir. Bu yüzden geleneğin esas aktarım yolu yüzyıllardır ustadan talebeye, kulaktan kulağa olmuştur. Nota melodinin iskeletini gösterebilir; fakat üslûbu, süslemeyi, nefesi ve mûsikînin ruhunu tek başına aktaramaz.
Bu bana Türk mûsikîsindeki meşk geleneğini hatırlatıyor.
Üniversite yıllarımda Neyzen Yavuz Yekta Bey’den ney meşk ederken de esas olan yalnızca önümüzdeki nota değildi. Hoca çalar, talebe dinler ve tekrar ederdi. Bazen aynı ses defalarca aranırdı. Çünkü mûsikîde bazı şeyler okunarak değil, duyularak ve yaşayarak öğrenilir.
Türkistan’ın Şaşmakam geleneğinde de aynı anlayışın başka bir coğrafyadaki izlerini görmek benim için çok etkileyici.
Belki de mûsikînin sınırları aşmasının sırrı burada yatıyor.
Devletler kuruluyor, şehirler el değiştiriyor, alfabeler değişiyor. Bazen saraylar ortadan kalkıyor, bazen insanların yaşadığı ülkelerin sınırları bile yeniden çiziliyor.
Fakat bir usta karşısına bir talebe oturtup ona bir ezgi öğretmeye devam ettiği sürece, ses yaşamaya devam ediyor.
Buhara’dan Semerkant’a, oradan bugünün Taşkent ve Duşanbe konservatuvarlarına kadar Şaşmakam hâlâ icra ediliyor. UNESCO’nun koruma çalışmalarında bile usta-çırak eğitimine ve geleneksel icranın aktarılmasına özel önem verilmesi tesadüf değil.
Belki Şaşmakam’ı yalnızca “altı makam” diye çevirmek bu yüzden eksik kalıyor.
Çünkü o altı makamın içinde yüzlerce yıllık şiir, şehir kültürü, hafıza ve insan sesi var.
Fârâbî’nin teoride aradığı ses, Merâgî’nin kitaplara geçirdiği makam ve Nevâî’nin Herat’ta büyüttüğü sanat dünyası…
Buhara ve Semerkant’ta başka bir biçimde yaşamaya devam ediyor.
Ve bize bir kez daha şunu hatırlatıyor:
Mûsikînin gerçek hafızası kâğıtta değil, insandadır.
Kutluhan Tozoğlu


