AKDENİZ’İN ÖBÜR YAKASI
Pınar YENER BALKAN
BARSELONA
Bazı şehirler vardır; onlarca kere de gitseniz doyamazsınız. Kalbiniz orayı özler, ruhunuz aynı mutluluğu bir defa daha tatmak ister. Benim için Barselona o şehirlerden biri. Bir müddet ayrı kaldığımda, özgürce dolaştığım sokaklarını, Gaudi’nin gözlerime ziyafet çeken mimari eserlerini, her saati müzik ve dans dolu uzun gecelerini ve belki de en çok Akdeniz’in sıcacık ruhunu taşıyan güler yüzlü insanlarını özlerim.
İspanya’nın kuzeydoğusunda bulunan bu büyüleyici kent, bir çok özelliği kendi bünyesinde taşıyor. Barselona hem kültürel seyahatler için hem sanatın ve mimarinin eşsiz bileşiminde kaybolmak için harika bir yer. “Yok, ben bunaldım sadece eğlenmek istiyorum.” diyenlerdenseniz yine çok iyi bir seçim. Şöyle bir göz atmaya ne dersiniz?


Akdeniz’in enerjisiyle sanatın hayal gücünün buluştuğu bu şehirde en dikkat çekici yapılar Antoni Gaudi’nin eserleridir bence. Sanırım bunun sebebi Gaudi’nin sıklıkla kullandığı renkli seramikler, kıvrımlar ve sıra dışı biçimlerdir. Bunun en güzel örneği Park Güel’dir, ki bu bahçe ve mimari unsurların uyumlu birlikteliği, UNESCO’nun parkı dünya miras alanı olarak ilan etmesini sağlamıştır.
Gelelim Barselona’nın en tanınmış yapısı Sagrada Familia’ya… 1882’de yapımına başlanan bazilika yine Gaudi tarafından tasarlanmıştır. İşin ilginç tarafı o günden bu güne hala inşaat halindedir. Her ziyaretimde “Dur bir bakayım son hali ne durumda?” diye merak edip uğradığım ve dayanamayıp tekrar tekrar içine girdiğim bu bazilika aynı zamanda bu projeye gönlünü veren Gaudi’nin ebedi ikametgahıdır. Neden hala inşaat halinde diye merak edenler için şu açıklamayı yapma gereği duyuyorum: Gaudi’nin tasarımının doğayı ilham alışı sebebiyle matematiksel olarak uygulanması oldukça zordur. Tabii ki tek sebep bu değil. Yapının finansmanı yüz yılı aşkındır sadece halkın bağışları ve bilet gelirleriyle karşılanıyor. Bu da süreci uzatıyor.
Sagrada Familia’dan çıktık. Sonraki durağımız, sıra dışı ve masalsı görünümüyle kente bambaşka bir hava katan Casa Mila. Ön cephesinde dalgalı deniz ve deniz yosunları duygusu yaratmak isteyen Gaudi’yi burada bir kez daha alkışlamak gerekiyor.


Şimdi biraz da Orta Çağ’dan kalan kentsel dokusuyla tanınan Gotik mahallesinde dolaşıp istikametimizi dünyaca meşhur La Rambla caddesine çevirelim. Şehir merkezinde ağaçlarla çevrili bu cadde oldukça fazla sayıda turistin ilgi odağıdır. Sanırım bunun sebebi, hiç bitmeyen eğlencelere, sokak sanatçılarına, hediyelik eşya dükkanlarına ve enfes yiyecekleri olan butik restoranlara ev sahipliği yapmasındandır.
Benim gibi deniz olmadan nefes alamayanlardansanız gelin Barceloneta plajına gidelim. Açıkçası beni tatmin etmeyen tek yer bu plaj oldu. Belki de dünyanın en güzel koylarına sahip bir başka Akdeniz şehri olan Antalya’da yaşadığım için otomatik olarak bir karşılaştırma yaptım. Deniz konusunda kazanan tabii ki tertemiz, turkuaz renkli suyuyla ve nispeten sakinliğiyle kendi şehrim oldu.
Bir başka şehrin ruhunu anlatacağım diğer yazımda buluşmak üzere hoşçakalın.
Nerede?
İspanya’nın Katalonya bölgesinde
Nasıl Gidilir?
Uçakla Barcelona El Prat Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşmak için metro, otobüs, tren ve taksi seçenekleri mevcut.
Ne Yenir? Ne İçilir?
Olmazsa olmaz Paella! , Tapas, Crema Catalana, Sangria
Pınar YENER BALKAN


