CUMHURİYET
Rıza GÜRBÜZ
Selam Canlar,
XIV. yüzyıl başlarında, 1299 yılında Söğüt ve Domaniç çevresinde küçük bir uç beyliği olarak kurulmuş olan Osmanlı İmparatorluğu, adını bütün dünyaya hakkın ve azametin timsali olarak duyurmuş, dünya tarihine kıyamet kopana kadar adını altın harflerle yazdırmıştır.
Ancak her şeyde olduğu gibi bu imparatorluğun da sonu gelmek üzere idi.
Dile kolay, 623 yıl boyunca hükümranlığını sürdürmüş atalarımız. Ancak dünyanın ve dahi biz Türk milletinin bir kısmının bilmediği bir töremiz vardır. Devlet-i Ebed-Müddet / Hiçbir Türk devleti yenisi kurulmadan yıkılmaz imiş. 1 Kasım 1922 tarihinde TBMM tarafından saltanat kaldırılıyor.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Çankaya Köşkü’nde 28 Ekim 1923’te verdiği yemekte kararını açıklar; “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” diyerek kuruluş kararını açıklamıştır.
Mustafa Kemal ATATÜRK neden Cumhuriyet diyordu? Nedir bu Cumhuriyet? İstese yeni kurulan devletin başında bir kral olabilecek iken neden Cumhuriyet?
Osmanlı İmparatorluğu, Atam Oğuz’un Bozok kolundan Kayı boyuna bağlı bir imparatorluk kurmuş ve diğer boylar, milletler birer tebaa idi. Yüzyıllar boyunca Kayı boyu hâkimiyetinde dünyaya nam saldığımız doğrudur.
Ancak Türk olmak, Türk’ü tanımak, Atatürk olmak başka idi. Osmanlı yıkılmış, düşman milletler üstümüzde akbaba misali uçuşur iken özgürlüğüne bağlı bu millet hiçbir yabancı milletin tebaası olamazdı. Hiçbir ülkenin boyunduruğu altında, yani sömürgesi altında olamazdı. Bunun tek bir yönetim şekli vardı: “CUMHURİYET”
Halkın egemenliğini kendi elinde tuttuğu, kendi istediği temsilciler aracılığı ile yönetilmesi gerekecekti. Bunun adıdır Cumhuriyet. 29 Ekim 1923 tarihinde işte bu minvalde bu yönetim biçimini seçmiştir Paşam.
Sıkıntılı süreçlerden geçilmiştir. Açlık, fakirlik, ölüm, savaşlar… Cumhuriyet temelinde, ay yıldızlı al bayrakta olan Türk’ün kanı mevcuttur. Bu yüzdendir ki Cumhuriyet bizim için önemlidir.
Cumhuriyet’i korumadaki gücümüz, Paşamın Gençliğe Hitabe’de dediği gibi:
“MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.”
Saygı ve hürmetle,
Pürkusur Kardeşiniz
Rıza…
Rıza GÜRBÜZ


